Blog içi arama

15 Mart 2010 Pazartesi

Ses Nedir?







Ses denince aklımıza, atmosferde yol alan titreşimler gelir. Atmosferde titreşen bir nesne, çevresindeki hava moleküllerini hareket ettirir. Hava noleküllerinin dairesel hareketi, kulakların hissedebileceği basınç değişimi dalgaları yaratır. Farklı tireşimler yayan nesnelerden farklı sesler duymamızın nedeni, ses dalgalarının frekansındaki farklılıklardır. Frekans (ya da bir sesin perdesi), ses dalgalarının bir saniyedeki döngü sayısıdır. Birimiyse “Hertz”dir (Hz). Yüksek frekanslı sesleri, “yüksek perde” olarak duyarız. Polis düdüğü ya da siren sesi gibi yüksek perdeli sesler, saniyede binlerce döngüden oluşan, yüksek frekanslı seslerdir. Uzaktaki bir gökgürültüsünün ya da tuba gibi müzik aletlerinin sesi, alçak perdeli, yani düşük frekanslıdır. Sağlıklı bir insan, 20 – 20.000 Hertz arasındaki sesleri işitebilir. En duyarlı olduğu seslerse, 500 – 8000 Hertz aralığındakilerdir. Bu aralık, insanların konuşma seslerine karşılık gelir.
Sesler, yoğunluklarına, başka bir deyişle yüksekliklerine göre de sınıflandırılabilir. Bu, sesin basınç düzeyidir ve “desibel”le (dB) ölçülür. Ses ne kadar yüksekse, ses basıncının desibeli de o kadar yüksek değerdedir. Basıncı 120 – 140 desibelin üstündeki sesler insanları rahatsız eder.

Ses hakkında aşağıdaki resme tıklayarak detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Ses

Kaynak: http://www.biltek.tubitak.gov.tr/

Hiç yorum yok:

" Bir şey yapmaya ve o konuda küçük bir adım atmaya karar veriyorsunuz. Aniden, o küçük adım bir rüzğara dönüşüyor, büyüyor,hızlanıyor ve sizi asla geriye dönüş imkanı olmayan yerlere götürüyor... Böylesine bir olasılığı her an düşleyebilir, hatta öngörebilirsiniz de, fakat yaratılan rüzğarın daha ne kadar büyüyebileceğini hiç kestiremezsiniz."